SEARCH AND PRESS ENTER
Gezi & Hobi / 24 Ara 2017
Sonbaharın En Yakıştığı İl Bolu

Karadeniz bölgesinin batısında yer alan 299 bin 896 nüfuslu, 8458 kilometrekare yüz ölçümüne sahip Bolu’nun merkez ilçe haricinde 8 ilçesi, 4 beldesi ve 511 köyü bulunuyor. Bunlar, Dörtdivan, Gerede, Göynük, Kıbrıscık, Mengen, Mudurnu, Seben ve Yeniçağa’dır. Bolu topraklarının yüzde 56’sını kaplayan dağları, doğasının sahip olduğu güzellikte başı çekiyor. Şehrin kuzeybatı ve güneydoğu yönünde Abant Dağları, Bolu dağları, Gerede’nin kuzeyinde Arkot(1877m) ve Göl Dağları (1112m) yer alıyor. En güneyde ilk sıradan daha yüksek olan ve genel olarak Köroğlu Dağları adı verilen volkanik dağlar uzanır. Bolu’nun güneyindeki uzantısı olan Seben Dağları(1854m) Mudurnu bölgesinde Ardıç Dağları(1443m) Güneydeki Çal Tepesi ise 1640 m yüksekliğindedir. Yöredeki morfolojik yapının karmaşıklığı, akarsu sayısının çokluğu, yükselti farklılıkları ve eğimin fazlalığı gibi nedenler, çok sayıda gölün oluşmasına olanak tanımış. Abant Gölü, Yeniçağa, Çubuk, Sünnet, Yedigöller, Karagöl, Sülüklügöl, Karamurat Bolu’nun en önemli gölleridir.

Bolu’nun Tarihi

bolunun tarihi

Bolu M.Ö 1200 yıllarında  Friglerin elindeydi. Persler M.Ö. 6. yüzyılda bölgeyi ele geçirdiler. Büyük İskender M.Ö. 336’da Persleri yenerek Bolu’ya hakim oldu. Büyük İskender’in ölümünden sonra Makedonyanın yıkılması ile Bolu bölgesine Bitinya Krallığı Kuruldu. Yazılı belgeler, o dönemden kalan tarih kaynaklarına ve arkeolojik eserler göre, Sakarya Trak göçleri sonunda ve Filyos Nehri’ne gelen halk ‘Bithyn’ ismi ile anılıyordu. Bu nedenle Kuzeybatı Anadolu’ya Bithynia ismi verilmiştir.Bolu ovasın ve çevresini Salonia campus ismi ile anan Bthyinlerden sonra Romalılar Claudio Polis adıyla değiştirmiştir. Bolu isminin  ‘Polis’ten geldiği düşünülmektedir. Üç tepe üzerine kurulan şehir dışta ve içte surlara sahipti. Şehrin kuzey bölgesinde  Halı Hisarının orada bu surlardan kalan kalıntılaı görülebilmektedir.  1071 Malazgirt Savaşı sonrası batı bölgesine  giden Türkmenler 3 yıllık bir süre geçtikten sonra  Bolu’ya yerleştiler. Süleyman Şah’ın emri üzerine İstanbulu kuşatan Tutuk, Artuk, Karateki, Danişmend,  ve Saltuk Beyler bu akınlar devam ederken Bolu, Horasanlı Aslahaddin tarafından ele geçirilmiştir. Bolu’ya Osmanlı akını ilk defa  Osman Gazi tarafından olmuştur. Bolu bölgesinin tamamının ele geçirilmesi Orhan Gazi zamanında olmuştur(1324-1326). Anlatılanlara göre Osmanlılar zamanında bölgede, çok sayıda Uluğ- Alim olmasından ötürü öncesinde  ‘Bol Uluğ’,  zamanla bölge  Bolu olarak adlandırılmıştır. Bolu Yıldırım Beyazid  öldükten sonra başlayan şehzadeler savaşına, çok kez denk gelmiştir. Bolu Ankara Savaşından sonra  Timur’un ele geçirdiği bölgelerin dışında kaldığı gibi, bu tehlike geçinceye kadar, Osmanlı Devleti’nin 2. Kurucusu olarak bilinen Çelebi Mehmet’i de Kızık Yaylası’nda yaşatan bölge olmuştur. Çelebi Mehmet sayesinde  Osmanlı Devleti’nin birliğinin sağlamasından sonra ise düzenli bir yönetime geçilmiştir. Bolu 1300-1700 zamanları arasında 36 kazası olan bir sancak beyliğiymiş.  XVI. Yüzyılda ikinci derece Şehzade sancaklarından birisi olmuştur. 2. Bayezit zamanında Şehzade Süleyman buraya gelmiştir. 1683-1792 yıllarında Voyvodalık ile yönetilmiştir. 2.Mahmut döneminde Mutasarrıflık ile yönetilmiştir. Tanzimat’dan(1811)  sonra Kastamonu’ya bağlandı(1864). 1909 senesinde  ise tekrar Mutasarrıflığa geçilmiştir. Mondros Mütarekesi yürürlüğe girer ve İzmir’in  işgalinden sonra Bolu bölgesinde ilk Müdafa-i Hukuk Cemiyeti Gerede’de örgütlenmiştir. Bolu 1. Dünya Savaşı  ve sonrasında geçen zaman da düşman işgaline uğramadı fakat maddi olarak zarar görmüştür. Mustafa Kemal Paşa liderliğinde yapılan milli mücadele dönemlerinin sonlarında  10 Ekim 1923 tarihinde Mutasarrıflık devrini kapatıp vilayet olmuştur.

Bolu’nun İklim Ve Bitki Örtüsü

Bolunun bitki örtüsü ormanlardır. Bölgenin çoğu kısmı ormanlar ile kaplıdır. Yoğunlukla bulunan ağaç türleri; Gürgen,kayın , ıhlamur , dişbudak , meşe , kızılağaç, karaağaç, kavak ve sarıçamdır.

Bolunun iklimi karadeniz iklimini yansıtır. Güneybatı bölgelerinde iç Anadolu ve Marmara bölgelerinin iklimlerine rastlanır.

Bolu’da Gezilecek Yerler

bolu gezi

-Abant Gölü, Yedigöller ve Bolu Yaylaları’nı ziyaret edebilirsiniz.

-Yedigöller Milli Parkı içerisindeki Kapankaya Manzara Seyir Yeri’ne çıkarak gölleri ve enfes manzarayı izleyebilirsiniz. Yedigöller’de kamp yapabilirsiniz.

-Türk evleri ve Seben Kaya evlerini gezebilirsiniz.

-Karkatlkaya’da kayak, Abant’ta yamaç paraşütü, Aladağ-Beşpınarlar’da doğa sporları yapabilirsiniz.

Bolu’nun Doğal Güzellikleri

Yedi Göller

yedi göller

Yedigöller 2019 hektar büyüklüğündedir. Milli park olarak korunmaya alındığı yıl 1965 dir. Seringöl, Deringöl, Büyükgöl, İncegöl, Nazlıgöl, Küçükgöl ve Sazlıgöl isimlerinde toplamda 7 göl Milli Park bünyesinde bulunur. Boluya 42 km uzaklıkta bulunan Yedigöllere ulaşım kışın kapalı olduğu için yalnızca Yazıcık-Mengen-Yeniçağa üzerinden yapılıyor.

Abant Gölü

abant gölü

Doğal bir göl olan Abant Gölü Abant Dağları üzerinde yer alır. Denizden yüksekliği 1325 m dir ve 125 hektar genişliğindedir. Gölün en derin bölümü 45m’dir. 1988 yılında gölün belli bir bölümü tabiat  parkı olarak alınmıştır. Yılın her zamanı ayrı güzelliklere sahip olan Abant Gölü’nde bir çok aktivite yapılabiliyor.

Kartalkaya

kartalkaya

Bolu’da dünyaca ünlü kayak merkezi olarak çalışan Kartalkaya, Köroğlu Dağı turizm bölgesinde yer alıyor. Kayak merkezi 2200m yükselikte bulunur. Yılın 4 ayı kayak yapılabilme imkanı olan Kartalkaya’da 28 adet pist bulunuyor. Uzunlukları 30 km’ye ulaşabiliyor.

Gölcük

gölcük

Gölcük Bolu’nun merkez ilçesine bağlı bir köyüdür. Vadi içinde gizlenmiş olan Gölcük, Bolu’ya 15 dakika mesafededir.

Bolu’nun Kültür Varlıkları

Gazi Süleyman Paşa Camii

Gazi Süleyman Paşa Camii

Gazi Süleyman Paşa Camii Göynük’te 1331-1335 yılları arasında inşa edilmiştir. Caminin bulunduğu yerde, Gazi Süleyman Paşa’nın evi yer alır. Cami, 1875 yılında bir sel baskınında yıkılır ve 1878 yılında 2. Abdülhamit tarafından tekrar inşa ettirilir.

Mudurnu Yıldırım Bayezid Camii

Mudurnu Yıldırım Bayezid Camii

Mudrunu’da bulunan tarihi 1374 yılına kadar uzanan cami, Osmanlı’da Yıldırım Bayezit’in Bolu şehzadeliği döneminde kendisi tarafından yapılmıştır. Günümüze kadar korunarak gelmeyi başaran ibadethane hala kullanıma açıktır. Osmanlı erken dönem mimarisinin en güzel örneklerinden biri olan yapı, sekiz istinatlı camilerin ilk örneklerindendir.

Akşemseddin Türbesi

Akşemseddin Türbesi

Akşemseddin, Fatih Sultan Mehmet’in hocasıdır. Bolu Göynük’te yer alan Akşemseddin Türbesi, 1464 yılında Fatih Sultan Mehmet’in isteği üzerine yapılmıştır. Akşemseddin Türbesi’nin yapımında kesme taş kullanılmıştır. Türbenin içerisinde Akşemseddin’in oğulları Fakih ile Nurihüda’nın sandukaları bulunuyor. Ayrıca bölgede 1988 yılından bu yana her yıl Akşemseddin’i anma törenleri yapılıyor.

Zafer Kulesi

Zafer Kulesi

Şehrin simgelerinden biri olan Zafer Kulesi, dönemin kaymakamı Hurşit Bey tarafından 1923 yılında inşa edilmiştir. 1960 yılında ise orijinal yapısını bozmayacak şekilde restore edilmiştir.

Bolu Müzesi

Bolu Müzesi

Önemli eserlerin sergilendiği Bolu Müzesi, 1975 yılında müze müdürlüğünün kurulması ile Bolu ve çevresinde çalışmalara başlamıştır. Toplanan eserlerin sergilendiği müze binası 1981 yılında ziyaretçilere açılmıştır. Müzede etnografya ve arkeolojik eserler sergilenmektedir. Müzede sergilenen arkeolojik eserler; Osmanl, Frig, Urartu, Lidya, Grek, Roma ve Bizans devirlerine, Neolitik Donem, Eski Tunç Çağına aittir. Müzede 3286 adet arkeolojik, 1677 adet etnografya ve 12095 adet de sikke olmak üzere toplam 17058 adet eser bulunmaktadır. Müze Pazartesi günleri ve dini bayramların ilk günleri saat 13:00’a kadar kapalıdır.

Bolu Mutfağı 

Türkiye’nin aşçılarıyla nam salmış olan Bolu mutfağının ismini duymak bile iştah kabartıyor.

Paşa Pilavı

Paşa Pilavı

Haşlanmış patateslerin kabukları soyulur ve doğanır. İçine 1-2 adet haşlanmış yumurta ve soğan doğranır. Maydanoz, karabiber, kırmızı pul biber, yağ ve limon ilavesiyle karıştırılır ve servis yapılır.

Kabaklı Gözleme

KABAKLI GÖZLEME

Sac üzerinde pişirilmek üzere kabak ve şeker kavrularak iki yufkanın arasına sürülür. Üst üste konulan gözlemeler yağlanıp kalbura bastırılarak şekil verilir. Kesilerek kaymakla birlikte servis yapılır.

Saray Helvası

SARAY HELVASI

Un yağda kavrulur. Şeker suda ağda kıvamına gelinceye kadar kaynatılır. Daha sonra elde çekiştirilerek liflenmesi sağlanır. Biraz dinlendikten sonra tepsiye konulur. Unun ve şekerin birbirine iyice karışması sağlanır. Tepsiye konulan tatlı, baklava şeklinde kesilerek servis yapılır.

Yayla Çorbası

Tencerede tuzlu su kaynatılır ve ayıklanmış pirinç suyun içine atılır. Başka bir tencerede pişirilen nohut tencereye ilave edilir. Bir kapta 1 bardak un, 2 kaşık süzme yoğurt ve 1 yumurta çorba ile karıştırılır. Pişirilen çorbanın üzerine kızartılmış tereyağı dökülerek servis gerçekleşir.

Yoğurtlu Bakla Çorbası

Tencerede kaynayan suyun içine küçük bir soğan rendelenir. Baklalar kırılıp yıkandıktan sonra tencereye atılır ve pişirilir. İçine un, yoğurt, 1 yumurta atılırr ve tuz eklenerek karıştırılır. İyice piştikten sonra üzerine yağ kızdırıp dökülür ve servis yapılır.

Höşmerim

Höşmerim 

Kaymak ve süt bir tencerede kaynatılır. Yavaş yavaş un ilave edilip, karıştırılarak pişirilir. Elde edilen hamur tavaya alınarak tere yağda kızartılır. Üzerine şeker serpiştirilerek servis yapılır.

No Comments

There are not comments on this post yet. Be the first one!

Post your Comment

© 2018 VictorThemes. All right reserved.